Elite Naturel
Elite Naturel, 1998 yılında küçük bir aile şirketi olarak kuruldu. O dönem yalnızca altı çalışanı ve üç ürünüyle yurt içi pazarda faaliyet gösteriyordu. Şirket sahibinin Amerika’da yaptığı araştırmalar, organik ürünlere yönelik hızla büyüyen bir talep olduğunu ortaya koydu. Türkiye’deki tarım yapısının zorlukları da dikkate alındığında, bu alanda önemli bir fırsat olduğu görüldü. Böylece şirket, organik üretime yönelme kararı aldı. Bu dönüşümün sağlıklı şekilde ilerlemesi için ise önce iki temel konunun ele alınması gerekiyordu.
Zaman içinde organik ürünlere yönelik farkındalık artmaya başladı; tüketiciler hem organiğin tanımını hem de sağladığı faydaları daha iyi anlamaya başladı. Elite Naturel olarak biz de ürünlerimiz ve üretim yaklaşımımızla bu bilincin yaygınlaşmasına destek olduk.İkinci konu ise organik meyve tedarikindeki zorluklardı. Bu ihtiyacı karşılamak ve sürdürülebilir bir organik hammadde zinciri oluşturmak amacıyla Elite Organik Projeleri (EOP) hayata geçirildi.
“Çiftçiyi dönüştür, dünyayı değiştir” anlayışıyla Elite Organik Projeleri’ni (EOP) başlattık ve programa dâhil olan her çiftçiyle birebir ilgilendik. Almanya merkezli organik sertifikasyon kuruluşu Kiwa BCS Öko-Garantie GmbH ile birlikte teknik uzmanlık sağladık; köy köy dolaşarak ücretsiz organik tarım eğitimleri verdik ve üretimin tüm aşamalarını çiftçilere A’dan Z’ye öğrettik. Ardından organik tohum, gübre ve gerekli tüm materyalleri temin ederek üretimin başlamasına destek olduk.
Finansal olarak da çiftçilerin yanında durduk; faizsiz sermaye sağlayarak üretime güvenle devam etmelerini sağladık. Uzak bölgelerdeki çiftçilere gazeteler aracılığıyla çağrıda bulunduk ve EOP’yi devlet kurumlarıyla paylaşarak hem teşvik süreçlerinin açılmasına hem de hazine arazilerinin organik tarıma ayrılmasına öncülük ettik.
Sonuç olarak, dört milyon metrekareyi aşan tarım arazisine organik sertifika kazandırdık; çiftçilerin ürünlerine değer katarken bulundukları bölgelerde göçün azalmasına da katkı sağladık. Bugün 10 şehirde, 18 proje kapsamında, yaklaşık 8.000 çiftçiyle dört milyon metrekarenin üzerinde alanda yıllık 60 bin tonun üzerinde organik meyve üreterek büyük bir aile hâline geldik.
Bizi bugün lider bir üretici yapan dört temel unsur bulunuyor. Öncelikle, kendi organik projelerimiz ve anlaşmalı çiftçi ağımız sayesinde hammadde tarafında güçlü bir sürdürülebilirlik oluşturuyoruz. İkinci olarak, tüm arazilerimiz, meyvelerimiz ve şişelenmiş ürünlerimiz tamamen sertifikalı; bir ürünün kapağındaki parti numarasından dahi o meyvenin hangi bahçede yetiştiğini takip edebiliyoruz. Bu da bize üst düzey bir izlenebilirlik sağlıyor. Üçüncü olarak, sistemi Türkiye’nin pek çok farklı bölgesinde kurarak hem ürün çeşitliliği hem de operasyonel esneklik elde ediyoruz. Son olarak, tarladan şişeye kadar tüm süreci kendi bünyemizde yönettiğimiz için rekabetçi fiyat sunabilen bir üretim yapısına sahibiz.
Sosyal sorumluluk projelerine de ayrı bir önem veriyoruz. Fair Trade programımız kapsamında, EOP bölgelerindeki çocukların eğitimine destek olmak için özel bir yardım fonu oluşturduk. Bu fonla okullara yeni derslikler, laboratuvarlar, spor ve kültür alanları kazandırarak bölgedeki eğitim imkânlarını geliştirmeye çalışıyoruz.
Ayrıca çocukların doğaya karşı duyarlılık kazanması için “Save Plant, Save Earth” programını hayata geçirdik. Bu programda çocuklarla birlikte, üzerlerinde kendi isimlerinin yazılı olduğu fidanlar dikiyoruz ve o fidanların ağaca dönüşme sürecini birlikte takip ediyoruz. Böylece çocuklar hem sorumluluk bilinci kazanıyor hem de bir ağacın nasıl emekle büyüdüğünü görerek çevre bilinci geliştiriyor.
Bizi bugün lider bir üretici yapan dört temel unsur bulunuyor. Öncelikle, kendi organik projelerimiz ve anlaşmalı çiftçi ağımız sayesinde hammadde tarafında güçlü bir sürdürülebilirlik oluşturuyoruz. İkinci olarak, tüm arazilerimiz, meyvelerimiz ve şişelenmiş ürünlerimiz tamamen sertifikalı; bir ürünün kapağındaki parti numarasından dahi o meyvenin hangi bahçede yetiştiğini takip edebiliyoruz. Bu da bize üst düzey bir izlenebilirlik sağlıyor. Üçüncü olarak, sistemi Türkiye’nin pek çok farklı bölgesinde kurarak hem ürün çeşitliliği hem de operasyonel esneklik elde ediyoruz. Son olarak, tarladan şişeye kadar tüm süreci kendi bünyemizde yönettiğimiz için rekabetçi fiyat sunabilen bir üretim yapısına sahibiz.
Bu çalışmalar sadece bugünün ihtiyaçlarına değil, geleceğin daha bilinçli, daha sürdürülebilir bir toplumuna yatırım niteliği taşıyor. Sürdürülebilir üretim anlayışımız, güçlü tedarik zincirimiz, izlenebilirlik ve kalite standartlarımız, sosyal sorumluluk projelerimiz ve doğaya duyarlı yaklaşımımızla hem Türkiye’de hem de uluslararası pazarlarda organik ürünlerin geleceğini şekillendirmeye devam ediyoruz. Elite Naturel olarak hedefimiz; toprağa, çiftçiye ve tüketiciye değer katmayı sürdüren, dünyaya iyi gelen bir marka olarak yolumuza kararlılıkla devam etmek.
